Memurlara Ekonomi Programından enflasyon farkı geliyor

Ana Sayfa » DERS NOTLARI » 9.Sınıf tarih Sacide Tanrıtanır Türk İslam Devletleri konu anlatımı

9.Sınıf tarih Sacide Tanrıtanır Türk İslam Devletleri konu anlatımı

9.sınıf tarih dersi Sacide Tanrıtanır Türk İslam Devletleri konu anlatımı video

 
19 Nisan 2015 Pazar 20:01 
Yorum YapYazdır
 

A, TÜRKLERİN İSLAMİYET’İ KABULÜ VE HİZMETLERİ 

1. Türklerin Müslümanlarla İlk Karşılaşmaları 

Hz.Ömer döneminde Müslüman Arapların İran’a hakim olması Türklerle Müslümanları komşu haline getirdi. Hz. Osman döneminde Horasan ve Harezm’i ele geçiren Müslüman Araplar, Ceyhun nehrine erişmiş ve Türklerle ilk savaşlar başlamıştır. Emeviler döneminde Müslüman Araplar bütün Maveraünnehir’e hakim oldular (715). Bu gelişmelerin hemen peşinden Türklerle Müslümanlar arasında şiddetli savaşlar oldu. Türgişler Devleti’nin dağılması üzerine Müslümanlarla mücadele edecek Türk devleti kalmadı. Türklerle Müslümanlar arasındaki savaşlar ve Emevilerin sert tutumu Türklerin kitleler halinde İslamiyet’e girişini engellemiştir.


2. Talas Savaşı 

750 seneninde milliyetçilik siyaseti izleyen Emeviler Devleti yıkılmış, Abbasiler Devleti heyetmişti. Abbasilerin milliyetçi bir siyaset izlememeleri Türklerle Müslüman Araplar arasındaki ilişkilerin iyileşmesini sağlamıştır,

VIII. asır ortalarında Orta Asya’da kuvvetli Türk devleti olmadığı için otorite boşluğu doğmuş, bu vaziyetten istifade ederek Orta Asya’ya ve Türklere hakim olmak isteyen Çinliler, Doğu Türkistan’a kadar ilerlemişlerdi. Böylelikle Talas ırmağına kadar olan topraklar Çinlilerin eline geçmiştir.

Abbasilerin Horasan valisi Ebu Müslim, Çinlilerin ilerleyişini durdurmak için harekete geçti. Müslüman Araplarla Çinliler Talas ırmağı yakınlarında karşılaştılar. Türk boylarından Karluklar bu savaşta Müslüman Arapları destekleyerek savaşı kazanmalarını sağladılar (751).

Bu savaşın neticesinde; 

– Orta Asya Çinlilerin egemenliğine girmek kurtulmuştur.

– Türklerle Müslüman Araplar arasındaki ilişkiler iyileşmiş, savaşların yerini arkadaşlıklar almıştır

– Türklerle Müslüman Araplar arasında ticari ilişkiler gelişmiştir.

– Türkler kitleler halinde İslâmiyet’i kabul etmeye başlamış ve Talas Savaşı Türk – İslâm tarihinin başlangıcı kabul edilmiştir.

– Dünya kültür tarihi itibariyle ehemmiyetli kabul edilen kâğıt, Çin’in dışında dağılmaya başlamıştır

3. Türklerin İslâmiyet’e Girmeleri 

Talas Savaşı’ndan sonra Türklerle Müslüman Araplar arasında iyi ilişkilerin başlaması üzerine Karluk,Yağma ve Çiğil Türkleri İslamiyet’i kabul eden Türk boyları oldular. X. yüzyıl başlarında Oğuzlar İtil (Volga) Bulgarları Müslümanlığı kabul etmiştir

Türklerin Müslüman olmalarında; 

– Müslümanlarla ticari ilişkilerin gelişmesi

– Türkler arasında tek yaradan inancının yaygın olma

– Türklerdeki cihan hakimiyeti anlayışının İslamiyet’teki fetih anlayışına benzemesi

– İslâm dini ile daha önceki Türk inançları arasında benzerlik bulunması (öteki dünya, cennet, cehennem, kurban kesme ….)tesirli olmuştur.

Türkler İslâmiyet’i kabul ettikten sonra; 

– İslâmiyet’i daha geniş bir alana yaymışlara (Pakistan, Afganistan, Bangladeş ve Hindistan’ı bir bölümü ile Balkanlar)

– İslâmiyet’in dağıldığı alanlarda yeni devletli kurmuşlardır.

– İslâm dünyasındaki ayrılıkları ehemmiyetli ölçüde ortadan kaldırarak Abbasi halifesini savunmuşlardır.

– Haçlı Seferlerine karşı koyarak İslâm dünyasın savunmuşlardır.

– Büyük fikir, sanat ve bilim insanları (Farabi, İbni Sina, Mimar Sinan, Ali Kuşçu, Akşemseddin) yetiştirerek ebedi yapıtlar alana getirmişler ve muasırlığın ilerlemesine katkıda bulunmuşlardır.

B. TÜRK – İSLAM DEVLETLERİ 

1. Tolunoğulları (868 – 905) 

Buharalı bir Türk olan Tolunoğlu Ahmet tarafından heyetmiştir. Abbasi halifesinin muhafız alayı komutanı olan Tolunoğlu Ahmet, Mısır’a vali atadıktan sonra buyruğundaki Türk silahlı gücü sayesinde bağımsızlığını duyuru ederek Fustat şehrini başşehir yapmıştır.

Tolunoğlu Ahmet, kuvvetli bir silahlı güç alana getirdi ve gelirlerini artırdı. Mısır’dan sonra Filistin, Suriye ve Irak’ın kuzeyini Tolunoğullarına bağladı. Abbasiler 905 seneninde Tolunoğullarına bitirdiler.

Tolunoğulları Mısır’da kurulan ilk Müslüman Tük devletidir.

2. İhşitoğulları (935 – 969) 

Mısır’da kurulan ikinci Türk devleti İhşitoğullarıdır. Devletin kurucusu olan Muhammed bin Toğaç önce Şam’a, sonra Mısır’a vali oldu.

Muhammed b. Toğaç 935 seneninde Mısır’daki Türk askerlerine dayanarak bağımsızlığını duyuru etti. Suriye ve Hicaz’ı ülkesine kattı (942). Habeşli vezir Kâfur döneminden sonra ülkede karışıklıklar çıktı. Devlet daha önceki gücünü kaybetti. Fatımiler 969 seneninde Mısır ve Suriye’yi ele geçirerek İhşitler Devleti’ni yıktılar.

Tolunoğulları ve İhşitlerde yöneticiler Türk, halk Arap’tır. Bu vaziyet iki Türk devletinin de kısa müddette yıkılmasında tesirli olmuştur.

3. Karahanlılar (840-1212) 

Karahanlılar Devleti, Uygurların dağılmasından sonra Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri tarafından Doğu ve Batı Türkistan’da heyetmiştir (840). Karahanlı hükümdarlarından Satuk Buğra Han’ın tesiriyle Karahanlılar arasında İslâmiyet’in dağılması hızlanmış ve Karahanlılar Orta Asya’da kurulan ilk Müslüman Türk devleti olmuştur.

Karahanlılar en parlak dönemlerini Yusuf Kadir Han döneminde yaşamışlardır. Bu hükümdarın ölümünden sonra duraklama sürecine giren Karahanlılar Devleti. Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmıştır (1042), Doğu Karahanlılan 1211 seneninde Karahıtaylar, Batı Karahanlılar ise, 1212 seneninde Harzemşahlar tarafından yıkılmıştır.

Türklerin İslâmiyet’e geçmelerini ve Türk kültürüyle İslam kültürünün kaynaşmasını başlatan Karahanlıların parçalanmasında taht dövüşleri tesirli olmuştur.

Kültür ve muasırlık alanında ilerleyen Karahanlılar; 

– Türkçeye ehemmiyet vermişler ve resmi dil olarak kullanmışlardır. Türk dilini ve kültürünü devam ettiren Karahanlılar ilk Türk – İslâm yapıtlarını ortaya koymuşlardır. En ehemmiyetli yapıtları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig ve Kaşgarlı Mahmut’un Divan’ı Sözlüğü’t Türk isimli yapıtlarıdır.

– Türk – İslâm tarihinde ilk medreseleri kurarak eğitime önem vermişlerdir.

– Türk tarihinde ilk kervansarayları kurarak ticareti geliştirmişlerdir.

4. Gazneliler (963- 1187) 

Gazneliler Devleti. Afganistan’daki Gazne şehrinde Samanoğullarının Herat valisi Alp Tiğin tarafından heyetmiştir (963). Gazneliler en parlak dönemlerini Sultan Mahmut vaktinde yaşamışlardır.

Gazneliler, Sultan Mahmut döneminde Hindistan’a 17 sefer tertip ederek Kuzey Hindistan’a hakim olmuşlar ve İslâmiyet’i yaymışlardır. Gazneli Mahmut Abbasi halifesini Şii Büveyhoğullarının baskısından kurtarmış, bu davranışından dolayı Abbasi halifesi kendisine “Sultan” unvanını vermiştir. Türk hükümdarlarından ilk sefer sultan unvanını kullanan Gazneli Mahmut olmuştur.

Sultan Mahmut ölünce yerine erkek çocuğu Mesut tahta geçti. Mesut babası kadar kuvvetli bir şahsiyet değildi. Bu dönemde Gazneliler için Selçuklu tehlikesi ortaya çıktı. Selçuklular Merv ve Nişabur’u alıp, Horasan topraklarına girince Selçuklular ile Dandanakan Savaşı yapıldı (1040). İki Türk – İslâm devletinin birbiriyle yaptığı savaşta Gazneliler yenildiler.

Dandanakan Savaşı’nı kaybeden Gazneliler dağılma sürecine girmişler ve daha önceki güçlerini kaybetmişlerdir. Gazneliler, Afganlı bir kavim olan Gurlular tarafından yıkılmıştır (1187).

Gaznelilerin bir hayli ulusu (Türkler, İranlılar, Hindular, Gurlular …) bünyesinde bulundurmaları parçalanmalarında ve yıkılmalarında önemli rol oynamıştır.

Gazneliler, Iran ve Arap kültüründen etkilenmişler, sarayda Türkçe konuşulmasına karşın bilim dili olarak Arapça’yı, edebiyat dili olarak Farsça’yı kullanmışlardır. Bu durum Türk dilinin gelişmesini yavaşlatmıştır.

5. Büyük Selçuklular (1040-1157) 

Büyük Selçuklu Devleti’nin Kuruluşu ve Genişlemesi

Büyük Selçuklu Devleti’ni kuran Türkler Oğuzların Uçok kolunun Kınık boyuna üyedir. Devlete ismini veren Selçuk Bey, Göktürklerin yıkılmasından sonra Aral Gölü etrafında kurulan Oğuz Yabgu Devleti’nin ordu komutanıydı. Kimi anlaşmazlıklardan dolayı Oğuz Yabgu Devleti’nden ayrılan Selçuk Bey, taraftarlarıyla Cent şehrine gelerek İslâmiyet’i kabul etti (985). Cent şehrinde çevreninde bir hayli kişiyi toplayan Selçuk Bey 1007’de can verdi ve yerine erkek çocuğu Arslan Yabgu geçti. Arslan Bey, Gazneli Mahmut tarafından öldürülünce (1025) Selçuk Bey’in torunu olan Tuğrul ve Çağrı Beyler Selçukluların başına geçti.

Tuğrul ve Çağrı Beylerin idarenindeki Selçuklular Maveraünnehir’e girdikten sonra Karahanlılarla ve Gaznelilerle savaşlar yaptılar. Selçukluların Horasan’a girmek istemesi Selçuklu – Gazneli savaşlarını hızlandırmıştır. İki taraf arasında yapılan Dandanakan Savaşı’nı Selçuklular kazanmıştır (1040).

Bu savaştan sonra; 

– Büyük Selçuklu Devleti; bütün müesseseleriyle bağımsız hale gelmiştir,

– Horasan bölgesi Büyük Selçukluların eline geçmiştir.

– Abbasi halifesinin onayını alan Tuğrul Bey hükümdarlığını duyuru ederek Rey şehrini başşehir yapmıştır.

Tuğrul Bey Dönemi (1040 – 1063) 

Tuğrul Bey Dandanakan Savaşı’ndan sonra Büyük Selçuklu Devleti’nin hükümdarlığını, kardeşi Çağrı Bey ise askeri işleri üstlendi. Tuğrul Bey döneminde Selçuklu hudutları hızla genişledi; İran, Azerbaycan ve Irak ele geçirildi. Anadolu üzerine seferler başladı. İbrahim Yınal kumandasındaki Selçuklu silahlı güçleri Pasinler Savaşı’nda Bizans ve Ermeni kuvvetlerini yendi (1048). Bu savaş nihayetinde Bizans ve Ermenilerle Büyük Selçuklular arasında ilk ilişkiler başlamış ve Bizans. Selçukluları resmen tanımıştır.

Büyük Selçukluların genişlemeye başladığı dönemde Abbasi halifeliği daha önceki gücünü kaybetmişti. Tavaif-i Mülûk devletlerinden Şiî Büveyhoğulları Abbasi halifesini tutsak edince, Tuğrul Bey Bağdat Seferi’ne çıkarak halifeyi esaretten kurtarmıştır (1055). Bu gelişme üzerine halife Tuğrul Bey’i, “Doğunun ve batının hükümdarı” ilan etmiştir. Bağdat Seferi’nden sonra Büyük Selçuklu Devleti İslâm dünyasının siyasal öncülüğüm üstlenmiş, Abbasi halifesi ise dini öncülüğünü devam ettirmiş ve halife Selçukluların himayesine girmiştir.

1063 seneninde Tuğrul Bey’in vefatından sonra Büyük Selçuklu Devleti’nin başına taht dövüşlerini kazanan Alp Arslan geçmiştir.

Alp Arslan Dönemi (1040 – 1063) 

Alp Arslan döneminde Batı istikametindeki seferlere devam edilmiştir Azerbaycan, Gürcistan ve Anadolu’ya seferler tertip ederek Ani ve Kars kaleleri ele geçirilmiştir.

Alp Arslan döneminin en önemli gelişmesi Bizans de yapılan Malazgirt Savaşı’dır. Türklerin Anadolu üzerine tertip ettiği seferlerin artması neticeninde Bizans, Türkleri Anadolu’dan atmaya karar verdi. İki ordu arasında Muş yakınlarında yapılan Malazgirt Savaşı’nı Büyük Selçuklular kazanmıştır (1071).

Malazgirt Savaşı’nın neticesinde; 

– Türkler Anadolu’ya yerleşmeye başlamış ve Anadolu Türk yurdu haline gelmiştir.

İslam dünyası üzerindeki Bizans baskısı bitmiştir.

– Türklerin batı istikametinde ilerlemesi ve Bizans’ın kışkırtmaları neticeninde Türk – İslâm dünyası üzerine Haçlı Seferleri başlamıştır.

– Anadolu’nun fethini hızlandırmak ve Türkleşmesini sağlamak için ilk beylikler heyetmiştir.

Alp Arslan, Malazgirt zaferinden sonra Batı Karahanlılar üzerine sefer tertip ettiği sırada bir kale komutanı tarafından şehit edilmiştir (1072).

Melikşah Dönemi (1072 – 1092) 

Büyük Selçuklu Devleti Melikşah döneminde en geniş hudutlarına erişmiş ve en parlak dönemini yaşamıştır.

Bu dönemde; 

– Kafkasya’nın fethi bitirmiş. Batı sının Akdeniz ve Marmara Denizi’ne, Doğu hudutları Seyhun Irmağı’na, Kuzey hududu Kafkas Dağları’na, Güney hududu Mısır ve Basra Körfezi’ne kadar genişletilmiştir.

– Siyasal emellerle ortaya çıkan Batınilik faaliyetleriyle mücadele edilmiştir. Bu faaliyetlerin emeli, Selçukluları içeriden çöküntüye uğratmaktı. Türk – İslâm büyüklerine karşı suikastlar tertip eden Batınilere karşı başlatılan mücadele Melikşah’ın ölümü üzerine sonuçlandırılamamıştır.

Büyük Selçuklu Devleti’nin Dağılışı Melik şah’ın ölümünden sonra Büyük Selçuklu Devleti’nde taht dövüşleri başlamış ve devlet birliğini savunamamıştır. Suriye. Anadolu, Kirman, Irak ve Horasan Selçukluları merkezden ayrılarak bağımsızlıklarını duyuru ettiler. Dağılma döneminde Büyük Selçuklu tahtına Berkyaruk, Mehmet Tapar ve Sencer geçmiştir. Sencer, Karahıtaylarla yaptığı Katvan Savaşı’nda yenilmiştir (1147). Bu savaş Büyük Selçukluların yıkılışını hızlandırmış, 1157 seneninde Sencer’in ölümünden sonra Büyük Selçuklu Devleti tamamiyle parçalanmıştır.

Büyük Selçuklu Devleti’nin Parçalanma Nedenleri 

Büyük Selçuklu Devleti’nin yıkılmasında; 

– Hükümdar ailesi arasında taht dövüşleri çıkması ve Selçuklu prenslerinin ayaklanmaları

– Devlete darıldırılan Oğuzların ayaklanması

– Şiî Fatımilerin ve Batınilerin zarar veren faaliyetleri

– Haçlı Seferlerinin tesiri

– Abbasilerin eski siyasal güçlerine erişebilmek için izledikleri politikalar

– Merkezi otoritenin zayıflamasından faydalanan atabeylerin ayaklanarak bağımsızlıklarını ilan etmeleri gibi nedenler tesirli olmuştur.

Büyük Selçukluların Tarihteki Rolleri 

– Anadolu’yu bir Türk yurdu haline getirmişlerdir.

– Büyük Türkmen kitlelerini Anadolu’ya yerleştirmişlerdir.

– Abbasi halifeliğini Şiî tehlikesinden savunmuşlardır.

– İslâm dünyasını Haçlı Seferlerine karşı savunmuşlardır.

Moğol imparatorluğu (1196 – 1227) 

1196 seneninde bütün Moğol kabile reislerinin katıldığı “kongre” da “Cengiz” ismini ve “Han” unvanını alan Timuçin Moğol Devleti’ni kurmuştur. Moğolca konuşan bütün kabileleri giderek bir devlet çatısı altında toplayan Cengiz Han’dır.

Moğollar Cengiz Han döneminde doğuda ve batıda istilâlara başladılar. Bu istilalar esnasında bir hayli şehir yakılıp yıkılmış, binlerce insan öldürülmüş ve binlerce insan göç etmek zorunda kalmıştır.

Moğol istilâsı Cengiz Han’ın ölümünden sonra da devam etti. Selçuklular Moğol egemenliğini tanıdılar. Avrupa’ya yapılan seferlerde Ballık Denizi’ne kadar ilerleyen Moğollar diğer yandan Macaristan’a erişmişlerdir.

Türkler (bir bölümü hariç) bu imparatorluk döneminde tek bayrak altında toplanmışlardır.

Moğol İmparatorluğu’nun Parçalanması

Cengiz Han Moğol adetlerine göre devleti dört erkek çocuğu arasında paylaştırmıştı. Cengiz Han’ın ölümünden sonra İmparatorluk parçalanmıştır.

Altın Orda (1227-1502) 

Cengiz Han’ın torunu Batu Han tarafından Batı Sibirya ve Kıpçak bozkırlarından Karadeniz’in kuzeyine kadar uzanan bölgede heyetmiştir. Berke Han Müslümanlığı kabul edince, devlet bir Türk – İslâm devleti haline gelmiştir. Zira devletin topraklarında pek çok Türk yaşıyordu. Az sayıdaki Moğollar bu bölgede hızla Türkleşmiştir. Timur’un arka arkaya yaptığı seferlere dayanamayan devlet parçalanmış, bu vaziyet Rusların birliğini kurmasına ve dağılmasına ortam hazırlamıştır.

İlhanlılar (1256-1336) 

İran’da Cengiz Han’ın torunu Hülagü tarafından heyetmiştir İlhanlılar İran, Irak, Azerbaycan ve Anadolu’ya hakim oldular. 1258 seneninde Abbasileri ortadan kaldırdılar. İlhanlılar Devleti’nde İslâmiyet, Gazan Han döneminde tam anlamıyla dağılmıştır, İslamiyet’le beraber devlet Türkleşmeye de başlamıştır.

Türkiye Selçuklularının yıkılışında önemli rol oynayan İlhanlılar, 1336’ya kadar Anadolu’ya hakim olmuşlardır.

Kubilay Hanlığı (1280 – 1368) 

Cengiz Han’ın torunu Kubilay. Uygur Türklerinin de yardımıyla Çin’in tamamını fethederek merkezi Pekin olan Kubilay Hanlığı’nı kurmuştur (1280).

Kubilay Hanlığı’nda diğer Moğol Devleti parçalarının aksine İslamiyet yerine Budizm ve Hristiyanlığın Katolik mezhebi dağılmış,Kubilay Hanlığı Çinlileşmiştir.

Kubilay’dan sonra devlet zayıflamış ve Çinlilerin başlattıkları mücadele neticeninde Moğollar, Çin’in dışına çıkarılmışlardır (1368).

Timur İmparatorluğu (1370 – 1507) 

Timur, Çağatay Devleti’nin topraklarında devletini kurdu. XIV. yüzyılın ikinci yarısında kurulan bu devlet hudutlarını Hindistan’dan Anadolu’ya. Basra Körfezi’nden Aral gölüne ve Ukrayna’ya kadar eriştirmiştir.

Timur Bağdat, Musul ve Güneydoğu Anadolu’yu aldıktan sonra Osmanlıları kendisine rakip olarak gördü. Ankara Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ni büyük bir yenilgiye uğrattı (1402). Timur daha sonra Çin seferine çıktıysa da yolda can verdi (1405). Timur’dan sonra çocukları bir müddet imparatorluğu devam ettirmişler, 1507’de Özbekler devletin politik varlığına bitirmişlerdir.

Eyyûbiler Devleti (1174 – 1250) 

Fatımi Devleti’nin Haçlı Seferleri karşısında zayıflamasıyla Mısır’da iç karışıklıklar artmıştı. Bu durur karşısında Mısır ileri gelenleri Musul Atabeyi Nureddin Mahmut Zengi’den yardım istediler. Mahmut Zengi değerli komutanlarından Selahaddin Eyyubi’yi Mısır’a gönderdi. Selâhaddin Eyyûbi, buyruğundaki Türk silahlı gücü ile Fatımî Devleti’ne bitirerek Eyyûbi Devleti’ni kurmuştur.

Selâhaddin Eyyûbi kısa müddette Suriye. Lübnan v Hicaz’ı kontrolü altına aldı. Haçlılarla girdiği mücadeleler neticesinde Kudüs’teki Latin Krallığı’na sen vererek mukaddes şehri kurtardı. Kudüs’ü geri almak için yapılan III. Haçlı Seferi’nde Haçlılara karşı Selahaddin Eyyûbi İslâm dünyasını başarıyla müdafaa etmiştir

Selâhaddin Eyyûbi’nin ölümünden sonra Eyyûbi Devleti daha önceki gücünü yitirdi. Hanedan azalan arasın dakı çekişmeden dolayı Kölemenlerin idaredeki tesiri arttı. Kölemenlerin komutanı Aybey Eyyüb Devleti’ni yıktı (1250).

Memluklar Devleti (1250 – 1517) 

Aybey, Eyyûbi Devleti’ne bitirerek Memluk Devleti’ni kurdu. Mısır’da Memluk Devleti kurulduğu sırada Moğol istilası tüm şiddeti ile devam ediyordu. Memluklar 1260 seneninde Ayn Calut Savaşı’nı kazanarak Moğolların ilerleyişini durdurmuşlardır.

Memluklar Haçlılarla da mücadele ettiler. Suriye sahillerindeki Haçlı kalıntılarıyla mücadele ederek başarılı oldular.

Abbasi imparatorluğumun yıkılmasından sonra 1258’den 1517 seneye kadar halifelik Memlûk Devleti’nin himayesinde kalmıştır. Memlukların siyasi varlığına 1517 seneye Yavuz Sultan Selim bitirmiştir.

Memluklarda hükümdarlık babadan oğula geçmiyordu. Bu nedenle Memluk ordusunda başarılı olan komutanlar hükümdarlığa kadar yükselebilmişlerdir. Bütün buyruklara hükümdar olma hakkı tanınması sık sık hükümdar değişikliğine ve istikrarın bozulmasına kapı aralamıştır.

Türk İslâm Devletlerinde Yönetim Anlayışı 

Türklerin hakimiyet anlayışına göre, tanrı yeryüzünü yönetme yetkisini (Kut) Türk hükümdarlarına vermiştir. Kut anlayışına göre, ülke topraktan hanedan azalarının ortak malı kabul edilmiştir. Bu sistem

Türk devletlerinde kimi negatif sonuçlar doğurmuştur. Zira bu sistem sebebiyle sık sık taht dövüşleri çıkmış ve Türk devletleri kısa sürede parçalanmıştır.

Türkler İslâmiyet’e girdikten sonra hakimiyet anlayışında bazı değişiklikler olmuştur. Hükümdarlığın halife tarafından onaylanması ananesi Gaznelilerde ve Büyük Selçuklularda uygulanmıştır. Ancak bu devletlerin hükümdarları asla hakimiyetlerini Abbasi halifeleriyle paylaşmamışlardır.

Atabeylik Sistemi 

İslâmiyet’ten evvelki Türk devletlerinde uygulanan atabeylik sistemi, İslâmiyet’ten sonra kurulan Türk devletlerinde de devam ettirilmiştir. Selçuklu şehzadelerini eğiten, iyi bir yönetici ve komutan olarak yetişmesini sağlayan bilgili, deneyimin görevlilere “Atabey” denilmiştir Atabeyler, bir yere yönetici atayan şehzadelerin yanına gönderilerek şehzadelere danışmanlık yaparlardı. Bu sistemle şehzadelerin iyi bir devlet adamı olarak yetiştirmesi sağlanmıştır.

Şehzadelerin yanında önemli bir etkinliğe sahip olan atabeyler, merkezi otoritenin zayıfladığı dönemlerde bağımsızlıklarını ilan ederek devletin parçalanmasına kapı aralamışlardır. Büyük Selçuklu Devleti’nin zayıflaması üzerine Azerbaycan’da İldeniz-erkek çocukları, Musul ve Halep’te Zengiler, Şam’da Böriler, İran’da Salgurlular gibi atabeylikler ortaya çıkmıştır.

İkta Sistemi 

Büyük Selçuklu Devleti’nde İkta sistemi vezir Nizam ül Mülk tarafından uygulamaya koyulmuştur. Gelirleri hizmet ve mal karşılığı olarak komutanlara, askerlere ve devlet memurlarına verilen topraklara İkta denir. İkta verilen kişilerin görev surelerinin dolması üzerine iktaları da ellerinden alınırdı.

İktaların yararlan şunlardır: 

– Toprak gelirleriyle memurların ve komutanların aylıkları karşılanmış, İktalarda savaşa hazır askerler yetiştirilmiştir.

– İmalat kontrol altına alınarak artırılmıştır.

– Taşrada devlet otoritesi sağlanmıştır.

– Göçebe Türkmenlerin yerleşik hayata geçmesi sağlanmıştır.

Bilim ve Sanat 

Türkler hem yetiştirdikleri bilim insanları hem de açtıktan bilim, kültür ve eğitim müesseseleriyle insanlık alemine büyük hizmetler yapmışlardır.

Karahanlılardan itibaren Türk-İslâm hükümdarları bilim insanlarını, sanatkarları, edebiyatçıları desteklemişler ve çalışmalarına uygun ortamlar oluşturmuşlardır. Medreseler kuran Türk hükümdarları vakıflar kurarak medreselerin bütün ihtiyaçlarının karşılanmasına ehemmiyet vermişlerdir.

Bu medreselerde kabiliyetli talebeler okutularak devlet kademelerinde yönetici yapılmış, topluma yararlı fertler haline getirilmiştir. Türk dünyasındaki çalışmalar neticeninde Farabi, İbn-i Sina, Birunî, Zemahşeri, Abdullah Barani, Ömer Havyam, Muhammed Gazali, İbn-i Türk Celî gibi bir hayli bilim insanı yetişmiştir. Bir takım bilim insanlarının yapıtları latinceye çevrilerek yıllarca Avrupa’da okutulmuştur.

İlk Türk-İslâm devletleri döneminde ortaya konulan sanat yapıtlarında hem Orta Asya Türk kültürünün hem de İslâmiyet’in tesirleri görülür. Türkistan, Harezm, Horasan, Afganistan, İran, Irak, Anadolu. Mısır ve Suriye’de Türklere ait birçok mimari yapıt vardır. Orta Asya’daki çadır şeklindeki kubbeler, İslamiyet’in kabulünden sonraki Türk mimari eserleri üzerinde tesirini devam ettirmiştir.

Türk-İslam devletlerinde mimariden başka çinicilik, güzel yazı (hat), tezhip, minyatür ve musikî gibi sanat dallan da gelişmiştir.

maviylepembe.net
 
19 Nisan 2015 Pazar 20:01 
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1903 - İlk kovboy filmi Kit Carson'un prömiyeri ABD'de yapıldı.
1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932Himayei - Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen Alaturka Güreş müsabakaları Taksim Stadyumu'nda yapıldı.
1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.
1938 - Polonya hükümeti, Çekoslavakya sınırına asker sevk etti. (bkz: Südet Krizi)
1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes , Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1964 - Malta , İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz:12 Eylül Darbesi)
1981 - Belize bağımsızlığını kazandı.
1995 - İzmir Buca Hapishanesi'ne düzenlenen operasyonda 3 siyasi tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Olay, Buca Katliamı olarak tarihe geçti.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık